• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

Beyazı aramak





Beyazı aramak



Garip bir ülkedeyiz neyin sahte, neyin gerçek olduğunu anlamak güç. Geçtiğimiz aylarda öğretmenlerin diplomaları mercek altına alınmış ama ne ilginçtir ki başta bu araştırmayı yapan kişinin diplomasının sahte olduğu anlaşılmıştı. Bugün Türkiye’nin yaşadığı bir diğer diploma krizi Alman ZDF televizyonunda alay konusu olarak işleniyor. Doğrular ve yanlışlar, birbirine karışmışken biz hâlâ temiz ve pak bir şeyler ararken, TBMM Genel Kurulu’nda, Türkiye Maarif Vakfı’na dair kanun tasarısı kabul edildi.

***

Maarif, Arapça bir kelime. Öğretim ve eğitim sistemi demek. Aslında, 2 Mart 1926 tarihinde Türkiye’de, ilkokul, ortaokul, lise ve yüksek öğretimin belli esaslara göre düzenlenmesi için Maarif Teşkilatı Kanunu kabul edildi. Devletin izni olmadan okul açılamayacağı belirtilerek okullarda hangi derslerin ne şekilde okutulacağı belirlendi.

Eğitim sistemi düzenlendi. Bugünkü eğitim sistemi ana çizgileri ile kuruldu. Okul açma yetkisi Milli Eğitim Bakanlığı’na verildi. Yabancı okullarda Türkçe, tarih, coğrafya ve felsefe derslerini Türk öğretmenler tarafından okutulması karara bağlandı. Tefsir ve Tefsir Tarihi, Hadis ve Hadis Tarihi, Fıkıh Tarihi, Kelâm Tarihi gibi dersler, müfredattan kaldırıldı. İlköğretimin ücretsiz ve mecburî olduğu belirtildi. Karma eğitim ilkesi kabul edildi.

***

Peki bu yeni kanun tasarısı da ne oluyor?
Bu yeni kanuna göre, vakıf; yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak, örgün, yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla okul öncesi eğitimden, üniversite eğitimine kadar tüm eğitim süreçlerinde burs verecek, okul, eğitim kurumu ve yurt gibi tesisler açacak.
Yurt içinde de dahil olmak üzere bu kurumlarda görev alabilecek eğitmenleri yetiştirecek olan vakıf, bilimsel araştırmalar ve araştırma, geliştirme çalışmaları yapacak, yayınlar, metotlar geliştirecek, faaliyet gösterdiği ülkenin mevzuatına uygun diğer eğitim faaliyetlerini yürütecek.
Vakıf; okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumları açacak, yaygın eğitim amaçlı kurslar, etüt merkezleri ve kültür merkezleri gibi tesisler ile bunların devamı sayılacak kütüphaneler, laboratuvarlar, sanat ve spor tesisleri, bakanlıkça uygun görülen eğitim amaçlı internet sitesi gibi yayın organları, yurt, pansiyon ve lojman gibi tesisler kuracak. Benzer faaliyetlerde bulunan kurum ve kuruluşlarla yasal sınırlar içerisinde ortaklık dahil her türlü işbirliği yapacak olan vakıf, öğrencilere, eğitim amaçlı burs, nakdi destek, defter, kitap, kıyafet, bilgisayar ve yazılım gibi eğitim materyalleri ile ayni destek sağlayacak.

***


Türkiye Maarif Vakfı; bilimsel araştırmalar, araştırma-geliştirme çalışmaları gerçekleştirecek, çalışmalara destek olacak, bu çerçevede süreli, süresiz yayınlar yapacak, sempozyum, konferans ve çalıştaylar düzenleyecek, bu alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunacak.

Vakıf; eğitim kurumlarında eğitmenlik, okutmanlık, danışmanlık ve akademisyenlik gibi görevleri üstlenecek kadroları yetiştirmek amacıyla eğitim tesisleri kuracak, eğitim programları düzenleyecek, dünyanın farklı yerlerinde bu eğitim programlarına katılımı teşvik edecek, bu alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşları maddi olarak destekleyecek.

***

Peki Milli Eğitim Bakanlığı ne yapacak?

Geçmişte yaşanan olaylar, vakıf şemsiyesinin güneşe karşı pek faydası olmadığını gösterdi bize. Umarım bu kez yanılıyoruzdur.

Umarım bu yeni kanunla dayatmaya, gericiliğe karşı çıkan lise öğrencilerinin seslerini duyulur.
Umarım bu kez atanamayan öğretmenlere bir çare bulunur.
Umarım, her yıl sil baştan yenilenen değil Finlandiya’daki gibi mutlu bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi için çaba harcanıyor olur.
Ne diyor Mustafa Kemal Atatürk, “En büyük emelim, maarif vekili olarak yurdumun irfanını yükseltmektir.”
Umarım hedefler her zaman, eğitimin, bilimin ve sanatın yükseltilmesi yönünde olur.



Tarihi Celsus’ta müzik ziyafeti



İzmir Festivali kenti güzelleştiriyor. O da nasıl oluyor demeyin. Festival heyecanı ve renkliliği kenti baştan başa sarıyor. İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın (İKSEV) düzenlediği 30. Uluslararası İzmir Festivali, geçtiğimiz Perşembe günü unutulmaz bir konsere ev sahipliği yaptı. Dünyaca ünlü flütist Massimo Mercelli ve Bach’ın müziğinin en ilginç yorumcularından biri olarak kabul edilen piyanist Ramin Bahrami’den oluşan Bach Sanssouci Celsus Kütüphanesi’nde “Bach Aşkına” çaldı. Festival, 20 Haziran 2016 Pazartesi günü yine aynı yerde, yani Celsus Kütüphanesi’nin muhteşem ortamında İzmir İtalyan Konsolosluğu işbirliği ile düzenlenen “Sinemanın Büyülü Melodileri” konseri ile devam edecek.

Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche