• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

Düş bahçeleri lunaparklar

 



Düş bahçeleri lunaparklar
 
Gökmen Küçüktaşdemir
 
İnsanlar anılarına değer verirler. Geçmişe dair eşyalarını saklar, fotoğraflarını biriktirirler. Zaman zaman da onları çıkarıp hafızalarını tazelerler. Ama bazen o anıları korumak, yok olmasına karşı durmak için fazla çaba sarf etmezler. Solan bir çiçekten çok daha fazlasıdır, yok olmasına göz yumduklarımız. Irak'ta bir müzenin tahrip edilen görüntüsü ve bunun yanında yıllarca parça parça yurt dışına taşınan tarihimiz ne kadar bizleri üzdüyse, kent belleği için önemli olmasına rağmen görmezden gelinenler de aslında aynı ölçüde yıkıcıdır. Çünkü yaşadığımız kentler de anılarımızın birer parçası ve geleceğe taşınacak olan mirasımızdır. Her gün adımladığımız sokaklar vardır içlerinde, mahallenin bakkalı, manavı, çalıştığımız yerler, kültür - sanat merkezleri, banklarında dinlendiğimiz parklar ve zaman geçirdiğimiz eğlence mekanları...

MUTLULUĞUN FOTOĞRAFI

Anılar, hayatlarımızı geçirdiğimiz kentleri oluşturan unsurların varlıklarıyla taze kalır. Koruyabildiğimiz sürece onlarla yaşar, onları paylaşarak da aynı zamanda yaşamı paylaşırız. Kendimizi mutlu hissettiğimiz, hatta en çok eğlendiğimiz anlar her zaman diğerlerinden birkaç adım ötededir. Ve o anların içinde her zaman lunaparka ayrılan bir günden kareler bulunur.

Sadece fotoğraf albümlerimizde rastlamayız lunaparklara. Not Defteri (Notebook) filmindeki gibi filizlenen birçok aşka zemin olmuşlardır. Ve aşık olduğu kız için dönme dolaba tırmanan cesur gencin yaptıklarını anımsatarak ışıltılı bir çekiciliğe davet eder, kapılarını sonuna kadar açarlar her zaman bizlere. Hala yaşıyorlarsa kentlerin bir köşesinde; ışıltılı birer mücevher gibi durur, eğlenmek isteyenlere, biraz adrenaline ihtiyacı olanlara ve çocukluk günlerine dönmek isteyenlere göz kırparlar. Ya da
Mario Levi'nin “Lunapark Kapandı” romanındaki gibi anılırlar. Ve kitabıyla ilgili bir söyleşisinde dediği gibi, "Lunaparkın kapanması, çocukluk saflığının bitmesi ve çocukluk dünyasının sonlanması demektir.”

AVRUPA'DA BİR KÜLTÜR

Bana da geçmişle bugün arasında kurulan bir bağ gibi gelir lunaparklar. Mesela Paris'te ve Londra'da kurulan dev dönme dolaplar sanki kenti çocuksu bir düşe çağırır. Hem tüm şehre tepeden bakar hem de küçük, eğlenceli bir maceranın kahramanlarından biri olursunuz.
Birçok konuda olduğu gibi lunapark konusunu da es geçiyoruz gibi geliyor bana. Dünyanın en iyi lunaparkları sıralamasında yokuz mesela. Yurt dışından bile turist çeken lunaparklar, bizim ülkemizde ve de İzmir'de yeterince değer görmüyor kanımca.

Lunaparkın ağırlıklı olarak bir Avrupa kültürü olduğu söylenebilir. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ın meşhur Tivoli Bahçeleri’nin duymuşsunuzdur. Keyif bahçeleri ile de tanınan bu tarihi yapının lunaparkı 15 Ağustos 1845’te açılmış. Bugüne kadar kalan en eski lunaparklardan biri bu. 1915’te yapılan ahşap hızlı treni (roller coaster) halen kullanılıyor.
Avrupa’da lunaparkın fuar, festival ve karnaval gibi kavramlarla güçlü bir akrabalığı var. Kanada ve ABD’de köklü bir lunapark kültürü söz konusu. Disneyland gibi tematik parkların da atası lunapark. Disneyland’ın sahipleri, “İnsanoğlunun düşleri bitmedikçe bizim de sonumuz gelmeyecek” diyorlar.
Kuzey Almanya'da, Hamburg'da, Heiligengeistfeld Fuar alanında, düzenlenen büyük bir lunapark festivali var. Yılda üç farklı zamanda kurulan lunapark (ilkbahar, yaz ve kış) Almanya'nın en büyük çocuk bayramlarından biri olarak görülüyor. Festival her sene 10 milyon insanı ağırlıyor. Sahi bir kez yapılacak EXPO'da kaç kişi ağırlamayı planlıyorduk?
Bu rakamları görünce Sunay Akın'ın şu sözleri düştü nedense zihnime; "Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar. Sorun atlı karıncalar değil, arkamdan dönüp duran dönme dolaplar."

41. YAŞINI KUTLAYACAK

İzmir'de ilk aklımıza gelen ve en büyüğü Kültürpark içinde bulunan Coşkun Lunapark. Birçok İzmirli'nin anısı vardır burayla ilgili diye düşünüyorum.
Birer düş kahramanı olarak ilk adımlarımızı attık lunaparktan içeri. İlk arabamız bizi orada bekliyordu. Gondolla denizler, atlıkarıncayla dağlar aştık. Trene de, uçağa da ilk kez lunaparkta bindi çoğumuz. Balerinin eteklerinde dans ettik, korku tünlerinden geçtik. Dönme dolap ile yerden yükselip şehri seyrettik. Coşkun Lunapark, kentin en merkezi yerinde ve özellikle İzmir Uluslararası Fuarı zamanında çokça ziyaret edilen bir eğlence alanı. Erdoğan Coşkun tarafından 1974 yılında kurulan lunaparkı, bugün yeni kuşak işletiyor. Güvenli, kaliteli ve ekonomik ürünleriyle 365 gün hizmet veren lunapark, yıllar geçmesine rağmen hala cazibesini koruyor. Araçlar; teknolojik ve güvenlik açısından yüksek ekipmanlarla donatılmış. Şirket sektördeki gelişmeleri takip ediyor ama yeni oyuncaklar için yeterli alanı bulamıyor. Çünkü İzmir Büyükşehir Belediyesi, lunaparkın büyümesi için gerekli alanın tahsisini bir türlü gerçekleştirmiyor. Oysa lunaparkın arka tarafında atıl olan bir alan var. Yeni bir düzenleme ve yeni oyuncaklar için çok uygun bir alan. Kent için, bu kentte yaşayanlar için şirket yetkilileri kaliteyi daha yukarı çekmek adına çeşitli çalışmalar yapıyorlar. Büyükşehir Belediyesi'nin de kendilerine destek olması gerektiğini düşünüyorum ve bu durumu görmezden gelmeyeceklerini sanıyorum. Hatta bu yıl 41. yılını kutlayacak olan Coşkun Lunapark'a bu konuda bir sürpriz yaparlarsa ne de güzel olur.
 
DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ

Coşkun Lunapark, bu yıl 2 gün sürecek bir doğum günüyle 41. yaş gününü kutlayacak. Bunun için de hummalı bir çalışma yürütülüyor. Lunapark misafirlerini 30 Mayıs'ta yeni yüzüyle karşılayacak. Yürütecekleri çalışma ile de ilerleyen süreçte misafirlerini en iyi şekilde karşılamak için imajını yenilemeyi sürdürecek. 41 yıldır lunaparkta çalışan bir görevlinin dediği gibi, "İnsanları mutlu etmek için çalışmak kadar mutluluk veren başka bir şey yok" sanırım.
Coşkun Lunapark açıldığında 1 yaşında olan bir İzmirli, bugün 41 yaşında. Çocukluk fotoğraflarımıza bakmak, bugün bize lunaparklardaki sihirli aynalara bakmak gibi gelebilir. Yaşadığımız değişim, büyüyen boyumuz, günden güne farklılaşan yüz hatlarımız, saçımız bizi gülümsetebilir o aynalara baktığımız zamanki gibi. Bedeniniz değişime uğrasa da siz siz olun ruhunuzdaki çocuğu kaybetmeyin. Çünkü sizi gelecekte yaşayacağınız mutlu günlere taşıyacak olan, çocukluğunuzun o saf, temiz, aceleci, içinde heyecan ve merak barındıran halleridir. Ve kendinize bir iyilik yapın, en kısa zamanda yeniden lunaparka gidin, biraz eğlenin. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi.    

Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche