3 film, 1 koltuk
3 film, 1 koltuk
Bugün size 3 film önerisi ile geldim… Yazılarım, mutlaka kültür ve sanattan renkler taşır. Çoğunlukla da sinemadan bahseder… İnsanların gereksiz gördüğü bu alanlar aslında daha iyi görmek, daha iyi hissetmek, daha iyi anlamak ve empati kurmak için vardır.
Belki de kültür ve sanata daha fazla değer verseydik, bizi bir sağa bir sola savuran söylemlere karşı daha dirençli olur; bölünmeleri seyretmek yerine ortak aklı büyütebilir ve yöneticilerden daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik talep edebilirdik.
İnsan, güç ve para kavramları var oldukça bu sorunların tamamen ortadan kalkması mümkün görünmeyebilir. Ancak eleştirel düşünme, kültür ve sanatla kurulan bağ, toplumların manipülasyona karşı daha dirençli olmasını sağlar. Geçmiş deneyimlerden ders çıkaramayan toplumlar ise kolaylıkla kutuplaştırılabilir ve birilerinin yönlendirmesine açık hâle gelebilir.

Filmlerden ilki İtalya’dan… Quo Vado? (2016 yapımı) Neden İzlemelisiniz? Tıpkı Kemal Sunal’ın oynadığı Koltuk Belası'ndaki memuriyet ve koltuk sevdası gibi, bu film de İtalyan bürokrasisini ve "garanti devlet memurluğu" fikrini merkezine alıyor. Üstelik "garanti iş" olarak görülen devlet memurluğu anlayışı ülkemizde de oldukça yaygındır. Konusu: Checco, küçüklüğünden beri tek hayali olan konforlu bir devlet memurluğu işine kapak atmıştır. Ancak hükümet reform yapıp memur kadrolarını azaltmaya çalışınca, istifa etmesi için onu dünyanın en ücra köşelerine (Kuzey Kutbu dahil) sürerler. Checco ise o "koltuğu" ve haklarını kaybetmemek için her türlü absürt şarta direnmeye kararlıdır.
_.jpeg)
İkinci film ise The Death of Stalin / Stalin'in Ölümü (2017) İngiltere ve Fransa yapımı… Neden izlemelisiniz? siyasi partilerin iç çekişmeleri, arkadan iş çevirmeler ve "koltuk kapma" yarışının en kara, en sert ve en komik yabancı örneklerinden biridir. Konusu: Sovyet diktatörü Joseph Stalin’in ani ölümünün ardından, onun yakın çevresindeki bakanlar ve generaller arasında devasa bir güç boşluğu oluşur. Her bir politikacı ülkenin başına geçmek ve o en üstteki "koltuğu" kapmak için birbirinin kuyusunu kazmaya, trajikomik ittifaklar kurmaya başlar. Bu film, yakın geleceğe dair pek çok tartışmayı düşündürmesi bakımından bizi de yakından ilgilendiriyor.
_.jpeg)
Ve üçüncü film… El Infierno / Cehennem (2010) Meksika yapımı bir film. Neden izlemelisiniz? Sistemdeki yozlaşmayı, "Devletin malı deniz, yemeyen domuz" felsefesini ve dürüst bir insanın şartlar gereği nasıl tamamen yozlaşmış bir figüre dönüştüğünü gösteren harika bir Meksika taşlamasıdır. Konusu: ABD'den sınır dışı edilip Meksika'daki fakir memleketine dönen Benny, hayatta kalabilmek ve güç kazanabilmek için bölgeyi yöneten kartellerin ve yozlaşmış politikacıların dünyasına adım atar. Güçlendikçe ve cebi para gördükçe karakterinin nasıl tamamen değiştiğini trajikomik bir dille izleriz.
Eğer tercihiniz Türk sinemasından yanaysa; Zübük, Koltuk Belası ve Nasipse Adayız da tavsiye edeceğim filmler arasında yer alıyor. Görünen o ki ülkeler değişse de hikâye aynı: Her yerde bir koltuk, o koltuğun peşinden koşan insanlar ve bunun bedelini ödeyen toplumlar var.
Yorumlar -
Yorum Yaz