• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

Alkışlamak

 



Festivale gelen Fransız grup Marie Mifsud Band


Alkışlamak

 
Kimleri, neden alkışlarsınız hiç düşündünüz mü? Mesela, herkes alkışı hak eder mi? Ya da herkes alkışlanmalı mı? Geçtiğimiz günlerde bir konferansta ilkokul mezunu olmasıyla övünen, bozuk Türkçesiyle yaptığı yatırımları anlatmaya çabalayan bir işadamını dinledim. Onu dinleyenlerin de büyük çoğunluğu işadamıydı ve konuşmacının onu dinleyenlerden farkı, onlardan daha zengin ve daha popüler olmasıydı.
Amaç orada olanlara yeni fikirler, yeni bakış açıları kazandırmaktı. Ancak herkesin bildiklerinin dışında hiç bir şey söylemediği gibi kurduğu kimi cümlelerle oturduğum masada alay konusu bile oldu. Buna rağmen bol bol alkışlandı. Garipsemedim... Çünkü yaşadığım ülkede buna alıştırıldım. Benzer şeyleri meydanlarda, televizyonlarda ya da çeşitli organizasyonlarda görüyoruz. Konuşmacının neyi nasıl anlattığına bakmadan, anlattığının içeriğini sorgulamadan, hatta bazen dinlemeden ona ellerimizle destek veriyor, önünü açıyoruz. Ben katıldığım konferansa gelip de tatmin olmadan oradan ayrılanlara TEDx organizasyonlarını takip etmelerini veya internetten izlemelerini öneririm. Orada deneyimlerini aktaranlar, kitlenin karşısına hazırlanmış bir şekilde çıkıyor ve kendilerine ayrılan süreyi en iyi şekilde değerlendirmek için hem kendileriyle hem de diğer konuşmacılarla yarışıyorlar.

***

Emek verilen her şey, insanla daha güzel bir şekilde buluşuyor ve daha büyük bir anlam kazanıyor. Tıpkı, bu yıl 24. kez düzenlenecek olan İzmir Avrupa Caz Festivali gibi. 1 - 18 Mart tarihleri arasında düzenlenecek festival; bu yıl da farklı ülkelerden çok sayıda grubu ülkemizde konuk ederken, seminerler, film gösterimleri ve atölye çalışmaları ile kenti renklendirecek. İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) festivali hazırlamak için yine büyük bir özveriyle çalıştı. Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper, vakfın tüm imkanlarını kullanarak ve her zaman olduğu gibi titizlikle önümüzde yeni bir sayfa açmak için çaba gösterdi. Yapılan tüm hazırlığı da geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısıyla duyurdu. Sadece kendi için değil, yaşadığı kentin insanlarının zihinsel ve ruhsal gelişimine katkı sağlamasından dolayı sizce o ve ekibi alkışlanmayı hak etmiyor mu?

***

Caz demişken hazırladığı belgesel ve kitap sayesinde Türkiye'nin caz tarihinin önemli bir bölümünü kendisinden öğrendiğimiz Batu Akyol, alkışı hak edenler arasında değil mi?
Müzisyen Wayne Shorter, "Farklılıklar çıktığında, fikirler ayrıştığında bir araya gelip konuşabilirsiniz. Cazın yaptığı da böyle bir şey" der. Biz bugün farklılıklarımızdan keyif alıp bunu sanata ya da bilime dönüştürebiliyor muyuz?
Batu Akyol'un belgeselinden öğreniyoruz ki caz bir zamanlar benzer bir dönüşümü tüm dünyada gerçekleştirmiş. Özelikle 1950 - 1960'lı yıllar arasında Amerika ile Rusya arasında bir kültür savaşı başlamış. Sovyetlerin Bolşoy Balesi'ne karşın Amerikalıların cazı... Bu kültür savaşı iki ülkenin de sanatsal açıdan daha fazla gelişmesine yol açmış. 

Sanat böyle bir şeydir. İnsanları ve toplumların birbirinden etkilenmesinden oluşur ve gelişir. Ve yine belgeselden öğreniyoruz ki Amerika'da caza Türklerin önemli katkısı var. Bunu ben değil Amerikalı caz tarihçisi Dan Morgenstern söylüyor. Nesuhi ve Ahmet Ertegün kardeşler 1947'de Atlantic Records adlı plak şirketi kurup çok sayıda caz müzisyeninin yetişmesine sebep olurlar. Sadece onlar değil elbette bizim   9-8'lik ritimlerimiz onların bazı müzisyenlerini çok etkiliyor ve kimi müzisyenler şarkılarının müzikal altyapılarını buna göre kuruyorlar.
Aslına bakarsanız gerçekten alkışı hak eden çok insan var. Önemli olan onların farkında olabilmek. Ama siz yine de sadece alkışlamakla yetinmeyin. Çünkü fark ettiğiniz gibi onu herkes yapabiliyor. Siz festivalleri takip edin, belgeselleri izleyin ve kitap alıp okuyun. Sevgiler :)


 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche