• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

Sevgi iz bırakır

 



 



Sevgi iz bırakır
 


 
Hepimiz Tanrı olmaya soyunuyoruz. Karşımızdaki insanı kıyafetine, konuşma tarzına, yaşam biçimine göre değerlendirip yargılıyoruz. Hem de hemen o anda bulunduğumuz yerde yapıyoruz bunu. Sevmekten çok; karalamaktan, aşağılamaktan, hor görmekten yanayız. Af etmekten çok; intikam almaktan, kan kusturmaktan tarafız. Korumak, güven vermek ve iyileştirmektense yok etmeyi tercih ediyoruz. Parayla her şeyi satın alabileceğimizi sanıyoruz. Eleştirmeye bayılırken kendi kusurlarımızı görmemekte ustayız.
Bunlar benim de düşüncelerim olmakla beraber, aynı zamanda William P. Young'un 2007'de yazılan ve çok satan Baraka adlı romanından alınmış sözler. Daha sonra beyazperdeye de uyarlanan kitap, hayata sadece acıların gözüyle bakanların ve geçmişe takılı kalanların, yaratılan diğer güzellikleri göremeyeceğini, kızı öldürülen bir babanın öyküsünden yola çıkarak anlatıyor.

 
***

 
Bir gezgin dostum, "Acılarla dolu bir coğrafyada yaşıyoruz. Eğitimsizlikle artan cehalet ve kötü siyaset de buna eklenince, Ortadoğu giderek debelendiği çamura batıyor. Sevgi değil, intikam büyüyor bu güzelim topraklarda" diyordu. Ve o bu acılardan sıyrılıp aynı Young'ın kitabında olduğu gibi başka ülkelere gidip, dünyaya farklı açılardan bakmaya ve onu anlamaya, sonra da sevgiyle anlatmaya çalışıyordu. Biliyordu ki bir Türk atasözünde dendiği gibi "Yatan aslandansa gezen tilki yeğdir." Buna rağmen çevresindeki kimi insanlar tarafından çok gezdiği için eleştirilebiliyordu. O da bundan sıkılmış olacak ki Gazete 9 Eylül'de geçtiğimiz gün yayınlanmaya başlayan Uzakdoğu gezisi izlenimlerinin yer aldığı yazı dizisine şu cümlelerle başlamıştı: "Yaklaşık 20 yıldır sadece resmi izinlerini kullanarak 90 küsur ülke gezebilen bir devlet memuru olarak garipsenebilirim. Ama ben buna alıştım zaten."
O sadece gidip etrafa bakmıyor, gördüklerini kaydediyordu. Onlar da zamanı gelince ya bir kitaba, ya bir yazı dizisine ya da bir belgesele dönüşüyordu. Kadere bakın ki Uzakdoğu izlenimlerinin yayınlanmaya başlayacağı günün öncesinde girdiği son ameliyattan çıkamadı. Kaybettik sevgili dostum İsmail Ragıp Geçmen'i. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi ve TRT İzmir Televizyonu’nun yapımcı-yönetmenlerindendi. Onu yitirmenin ardından anladım aslında ne kadar çok sevildiğini ve ne kadar çok yakını ve dostu olduğunu. Tanıştığı herkes de olumlu bir iz bırakmıştı. Şunu belirtmeliyim ki İsmail'i tanıdığım için çok mutluyum. Sohbetini, güler yüzünü, bilge tavırlarını, zekice yaptığı yorumlarını ve örnek duruşunu özleyeceğim. Allah eşine, çocuklarına ve yakınlarına sabır versin. Biz biliyoruz ki o şimdi en uzun yolculuğuna çıktı. Bilmediğimiz alemleri bizim için keşfedecek.

 
***

 
Hayatta bazı şeyleri kaybetmiş, bazı anlardan ve duygularda mahrum bırakılmış, sebepsiz mahkum edilmiş ya da cezalandırılmış olabiliriz... Kimse bize kusursuz bir yaşam vaat etmedi, öyle olmasını da beklemiyoruz. Kötü anları biriktirmeye, onlarını yeniden ve yeniden yaşamaya, sonrasında da başkalarına yaşatmaya çok hakkımız olduğunu düşünmüyorum. Güzel anların sonsuza dek sürmesi hepimizin isteği ama bunun mümkün olmadığının da farkındayız. Güzel olanla kalmak, iyi olanı anımsamak zihnimizin ve bedenimizin özgürlüğü için önemli. Young, kitabında "gerçek sevgi iz bırakır" diyor.

Siz de İsmail gibi güzel kalpli ve sevgi dolu insanlara denk gelin. Onlar yaşam öykülerimize dokunur ve hep arkalarında hatırlanacak güzel izler bırakırlar. Zaten bu dünyada da bundan daha önemli ne olabilir.     

 



Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche