• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

Tutunamayanlar

 

 

Tutunamayanlar

  

Önceki gün gazetemizin birinci sayfasından 8 yaşındaki Nimet Marmara'nın sesini duyurmaya çalıştık. Nimet, 8 ay önce karaciğer nakli umuduyla ailesiyle Antakya'dan İzmir'e gelmiş ama bir türlü aranan donör bulunamamıştı... Her geçen dakika ölüme biraz daha yaklaşan Nimet, "Yaşamak istiyorum, ne olur bana yardım edin!" diyordu... Minik yavrucağın gözlerindeki korku ve endişe tüm yazı işleri ekibimizi derinden etkiledi...

Ne tesadüftür ki aynı gün, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Yıldız İzmir'deki intihar vakalarıyla ilgili bir açıklama yaptı. Kentimizde geçen yıl 4 bin 500 intihar girişiminin meydana geldiğini, bunlardan 160'ının ölümle sonuçlandığını belirtti.

 

***

 

Aklıma, bir bayan arkadaşımın bana günler önce söylediği şu sözler geldi: "Oğlum olmasa intiharı düşünebilirim. Onu mutlu etmek beni hayata bağlıyor. Yoksa yaşamak zor ve çok yorucu..."

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2 yıl önceki verilerine göre, her 3 saniyede 1 kişi intihara kalkışıyor. Yılda ortalama 1 milyon kişi intihar nedeniyle ölüyor. Ayrıca yılda 10 ila 20 milyon arasında kişi intihar girişiminde bulunuyor.

İntihar olaylarına en çok İskandinav ülkelerinde rastlanıyor. Bu durum, intiharın ekonomik geri kalmışlıkla ilişkili olmadığını kanıtlar nitelikte.

Türkiye'de de intihar olayları her geçen gün artıyor. Ülkemizde intihar edenlerin sayısı son 30 yılda yüzde 440 artış gösterdi. Son 10 yılda Türkiye'de toplam 25 bin kişi canına kıydı. 2011'de TÜİK tarafından yapılan bir araştırmaya göre; bölge bölge bakıldığında, intiharla birlikte gelen ölümlerde Marmara ilk sırada, Ege ikinci sırada yer alıyor. En az intihar olan bölge ise Güneydoğu...
Bu kadar çok intihar vakası olunca 10 Eylül "İntiharı Önleme Günü" olarak seçilmiş ama bunun da henüz bir faydasının olduğunu sanmıyorum.

 

***

 

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de intihar eden erkeklerin yarısından fazlası 35 yaşından, kadınların yarısından fazlası 25 yaşından daha küçük. Kadınların intihar nedenleri arasında ilk üç sırayı ailede görülen geçimsizlik, hastalık, duygusal ilişki ve istediği kişi ile evlenememe alıyor. Erkekler ise hastalık, maddi sıkıntı ve ailedeki geçimsizlik nedeniyle intihar ediyor.

Türkiye'deki intiharların en önemli nedenleri arasında hastalıklar birinci sırayı alırken, ikinci sırada ailede görülen geçimsizlik, üçüncü sırada maddi sıkıntı geliyor. Bunları ticari başarısızlık, duygusal ilişkiler, öğrenimde başarısızlık ve diğer nedenler izliyor.

Kadınlarda intihar vakaları erkeklere göre üç kat daha fazla. Ölüm ise erkeklerde kadınlara oranla iki kat daha fazla.

 

Yaşamla ölüm arasında incecik bir çizgi var... Kimi bu çizginin bir yanında, diğeri öteki tarafında yer almak istiyor. Bir gün, her iki tarafı da mutlaka göreceğimizi düşünürsek, sanırım en iyisi bulunduğumuz yeri güzelleştirmeye çalışmak. İşe her yeni günün yeni bir şans anlamına geldiğini düşünüp, ilk olarak kalbimizi temizlemekle ve kötü düşüncelerden uzaklaşmakla başlayabiliriz.

Aynı çalı kuşları gibi... Çalı kuşları gün batımında öldüğünü düşünürmüş. Sabah ölmediğini anladığında ise bir önceki güne göre daha coşkulu ve daha iyi ötmeye çalışırlarmış... Sanki şükreder gibi...

Dip not
 

· Umarım intihar olaylarını incelemek ve önleyici tedbirlerini almak için Türkiye'de bir ilke imza atılarak İzmir'de kurulan Duygudurum Vakfı (DUVAK), bu acı tabloyu yıkmak adına önemli adımlar atar.

 


Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche