• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

Necmettin Tetik - radyocu, yazar ve oyuncu

 

"Mikrofondaki Hayalet"
söylenemeyenleri söylüyor

 

 

 

 

 

 

 

 

NTV Radyo'da yayımlanan radyo tiyatrosunun yazarı Necmettin Tetik'in yarattığı kahraman her geçen gün daha büyük bir hayran kitlesine ulaşıyor

 

 

 

 

 

 

 

Gökmen Küçüktaşdemir

 

 

 

 

 

 

Çocukluk ve gençlik yıllarımda TRT'de yayımlanan radyo tiyatrolarını hiç kaçırmazdım. Her bölüm belleğimde ayrı bir macera yaşatırken ben, radyonun başında saatlerimi geçirirdim. Bugünlerde, o zaman hissettiklerime benzer bir hazzı, kanalları karıştırırken bulduğum NTV Radyo'da yaşıyorum. "Mikrofondaki Hayalet" adlı programı dinlemek beni her defasında heyecanlandırıyor. Yaşadığım keyfin yanında itiraf etmeliyim ki bir yandan da şaşırıyorum, özel bir radyoda böyle kaliteli ve masraflı bir yapıma nasıl yer verilebildi diye... Birbirinden ilginç öykülerin çok başarılı bir oyunculukla seslendirildiği, iyi müzikler ve yerinde kullanılan efektlerle büyük emek verilerek hazırlandığı belli olan bir yapım var artık her Cuma gecesi radyomda.
Ben bu duygular içindeyken geçtiğimiz günlerde tesadüf eseri "Mikrofondaki Hayalet"in yazarıyla tanıştım. Yeni Asır Ailesi'nin de eski bir ferdi olduğunu öğrendiğim Necmettin Tetik, on parmağında on marifet olan genç ve başarılı bir isim. 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü öncesinde Necmettin Tetik'le her geçen gün kalabalık bir hayran kitlesine ulaşan radyo programını, oyun yazarlığı ve oyunculuk serüvenini konuştuk.

 

 

 

 

 

 

GERÇEK OLAN HAYALLER

 

 

 

 

 

 

Günümüzde televizyon dizileri insanları ekran başına bağlarken bu hayaletin nereden çıktığını ve insanları yeniden nasıl radyoya çektiğini sorduğumda gülümseyerek bana şunları anlattı Necmettin Tetik; "Aslında uzun yıllardır benim kafamda olan bir projeydi. Üniversite yıllarıma kadar dayanır geçmişi. Türkiye'de korku ya da gerilim yazmak cesaret gerektiriyor. Bu nedenle biraz da olgunlaşmasını istedim kafamdakilerin. Ve yazdıklarımı da en iyi radyodan aktarabileceğimi düşündüm. Zihnimde canlandırdığım bir karakter vardı. Hayalet olmalıydı ama korkunç olmamalıydı. Esprili, uçuk kaçık bir adam olmalıydı. Gizemli olmalıydı, kimi zaman da ürkütücü! Ama aşırıya kaçmamalıydı... Ben de, bazen fıkra anlatan, bazen de şiir okuyan ama ciddi konuşmaya başladığında insanları korkutabilen ilginç bir karakter yarattım."
Programın bu kadar çok ilgi çekmesinin bir nedeni de insanları normal hayatlarında sarf edemediği sözlerin bir başkası tarafından rahat bir şekilde ortaya konabilmesine bağlayan Tetik, "Hepimizin içinde bir kayıp sözler mezarlığı olduğuna inanıyorum. Orada kimi zaman söylemeyi çok istediğimiz ama söyleyemediğimiz çok şey birikiyor. Patronumuza, arkadaşlarımıza, hatta sevgilimize bile söyleyemediğimiz sözler... İşte hayalet bir yanıyla bunları dile getiriyor. Hislere tercüman oluyor. Arada göndermelerde yapıyor, "Ne Casper'a benzerim, ne de 'Operadaki Hayalet'e" gibi... Ölümle yaşam arasında kalmış, eskilerin deyimiyle nevi şahsına münhasır biri... Onunla birlikte, tiyatro dünyasının önemli isimlerinden kaleme aldığım gerilim ve korku öğeleri içeren öyküleri dinliyoruz" diyor.
Necmettin Tetik, bu projenin baştan sona yükünü çeken ve hayata geçmesini sağlayan kişinin NTVMSNBC Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Yeşiltepe olduğunu belirterek kendisine büyük bir vefa borcu olduğunu dile getiriyor.
3 yıl önce Tetik tarafından NTV Radyo için hazırlanan 'Meddah'tan Hikayeler' isimli bir radyo programının çok beğenilmesiyle başlamış aslında Mikrofondaki Hayalet'in hikayesi. NTV'nin drama bölümüne gönderilen 'Mikrofondaki Hayalet'in ilk 4 bölümü de onay alınca devamını istenmişler. Toplam 17 bölümün tüm ön çalışmaları yapılıp program yayına hazır hale getirildikten sonra yayımlanmaya başlanmış Mikrofondaki Hayalet. Programın hazırlık aşaması 4-5 ayı bulmuş. Öncelikle 'Mikrofondaki Hayalet' karakterini seslendirecek kişi seçilmiş (Haldun Ergüvenç). Daha sonra da her bölüm için ayrı ayrı oyuncular bulunmuş.
Radyo tiyatrosu gerçekten masraflı bir iş... İyi bir stüdyo gerekiyor. Dijital kayıt alınıyor ve efekt sistemi kullanılıyor. Yazar, yönetmen, ses ekibi ve oyuncular derken kalabalık bir ekiple çalışılıyor.

 

 

 

 

 

 

HİKAYELER İZMİR'DE GEÇİYOR

 

 

 

 

 

 

Bu arada öykülerin hepsinin İzmir'de geçtiğini hatırlattığımda kendisine, bunun nedenini Güzelyalı sahilinde bulunduğumuz kafenin camından dışarı bakarak şöyle açıkladı; "Bir başka kenti de yazabilirdim ama ben İzmir'i çok seviyorum, aşığım bu kente. İstanbul hegemonyasından da bıktım açıkçası. Biraz da İzmir'i anlatmak ve tanıtmak gerektiğine inanıyorum."
Mikrofondaki Hayalet'e sadece Türkiye'den değil internet sayesinde dünyanın birçok ülkesinden olumlu tepkiler geldiğini vurgulayan Tetik, "Bu program ülkemizde bir ilk… İnsanlar uzun süredir böyle bir programın eksikliğini çekiyorlarmış. Facebook ve Twitter'da gruplar kuruldu bu programla ilgili. Sürekli hayran sayısı artıyor. Üniversite gençliği özellikle çok büyük ilgi gösteriyor. Temiz Türkçe ve programın formatı hoşlarına gidiyor. Ayrıca radyo ile büyümüş olan orta yaşın üstündekilerin de gösterdiği ilgi gerçekten kayda değer. Yakında bir de internet sitesi kuracağız bu programla ilgili" dedi.
'Mikrofondaki Hayalet'i sahneye taşımak istediğini ve bunun için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Tetik'in gelecekteki planları ise şöyle: "Radyo için farklı projelerim var. Henüz hazırlık aşamasındalar. Ayrıca ödül aldığım öykülerin de içinde yer aldığı bir kitap çıkarmayı düşünüyorum. Bir de üzerinde çalıştığım bir roman var. Ama en önemlisi ödül alan 'Kış Güneşi' isimli oyunumu sahneye taşımak... "Kış Güneşi" de çok ses getirecek sıra dışı bir oyun. Bu yüzden iyi bir yönetmen talip olursa yeni sezonda oyunumu sahnede görmek istiyorum."

 

 

 

 

RADYODAKİ SES

 

 

 

 

Tetik, öğrenciyken ve TRT FM'de 'Gecenin İçinden' isimli programı severek dinlerken yıllar sonra kendisine aynı programı sunmak nasip olmuş. Tetik o günleri şöyle aktarıyor: "Küçük bir el radyom vardı. Geceleri yatarken adeta onunla birlikte uyurdum ve günün birinde "Mikrofondaki bu ses ben olmalıyım!" derdim... 90'ların başında başladım radyoculuğa küçük bir radyo istasyonunda ve sonra da hiç vazgeçemedim. Arka arakaya aldığım ödüllerden sonra TRT'ye radyo oyunu yazmak için başvurdum. Onlar da bana destek verdiler. Yazdığım oyunlar ilgi gördü ve beğenildi. Ve bir gün oyun yerine ben müziklerini kendim seçtiğim bir radyo programı yapıp, onu dinlettim. O da beğenildi ve böylece macera başladı. 10 yıldır 'Gecenin İçinden' adlı programını sunuyorum. Program bu yıl 'Geceden Sabaha' ismini aldı."
Sadece radyo için değil tiyatro için de oyunlar yazıyor Tetik. Bunlardan biri de Van Gölü Canavarı'nın hikayesinin anlatıldığı 'Küçük Korsan'. Van Devlet Tiyatrosu sahneliyor oyunu. Oyunun 'Küçük Hanımlar ve Küçük Beyler Tiyatro Festivali'ne özel davet aldığını ve 24 Nisan- 1 Mayıs arasında Ankara'da uluslararası arenaya çıkacağını da belirtmek lazım.

 

 

 

 

 

 

OYUN YAZARI AZ

 

 

 

 

 

 

Türkiye'de bir oyun yazarı sıkıntısı olduğunu, hala 70 yıl önce yazılmış eserler sergilendiğinin altını çizen Tetik, "Genç yazarların önü kapalı... Köşe başları tutulmuş durumda. Biz gençlerin önünü açmayı seviyoruz diyen insanların bile çok sayıda işte parmağı olduğunu ve yeni neslin önünü tıkadığını görüyoruz. Yazarlık zor bir iş... Ülkemizde daha yeni yeni sektörleşmeye başladı. Umarım biz genç kalemlerin önü açılır" diyor.
Üniversitelerin dramatik yazarlık bölümünden mezun olan çok insan var ama yazar olarak karşımıza çıkan kişi sayısı fazla değil. Bu konu da Tetik'i rahatsız eden noktalardan birisi. Bakın bu sorunun sebeplerini Tetik nasıl sıralıyor: "Bunun belli başlı nedenleri var onları söyle sıralıyabiliriz; Birincisi, yetenek görece bir kavram. Sizin çok beğendiğinizi toplum beğenmeyebilir ya da sizin ürkerek beğenilmeme endişesiyle kaleme aldığınız bir eser toplumda ilgi görebilir. Bunun örnekleri ülkemizde ve dünyada çok. Ama yeteneğin çok önemli bir faktör olduğu tartışmasız bir gerçek... İkincisi çıkış noktanız. Bu iş Türkiye'de belli kesimlerin elinde ve ne yazık ki bu çember kırılamıyor. İşin merkezi İstanbul... Hadi ben öyle ya da böyle gerek kişisel çabamla gerek yaratıcılığım ve eserlerimin farklılığıyla bir noktalara ulaşabildim. Gerçi bu yetersiz ama… Türkiye'nin kim bilir hangi yerinde sayısız yazarın gün ışığına çıkmamış, yapımcılara ulaşamamış ne kadar çok eseri vardır! Bu nokta çok önemli! Yani Türkiye, "Amerikan Rüyası" yaşayan bir ülke değil! Hani vardır ya eserinizi gönderirsiniz birileri sizi keşfeder ve arkası gelir! Ülkemizde bu işler böyle yürümüyor! Eserinizi yönetecek kişi ya da kurumlara ulaşmanız adeta im-kan-sız! Bu da yazarı kısırlığa itiyor. Sonuncusu ise tabii ki maddi koşullar… Yazarak para kazanmak zor… Siz bir hayal görüyorsunuz onu yazıyorsunuz ve onu satarak para kazanıyorsunuz. Yazdığınız bir yaşam alanı bulursa siz de hayatınızı idame ettirebilirsiniz. Bu sahne olur, radyo olur, televizyon olur… Mutlaka bir mecra yaratmak zorundasınız. O zaman kendinizi tanıtabilirsiniz. Şu anda çok sayıda dizi oynuyor mesela. 'Kaçı kaliteli yapımlar ve iyi senaryolara sahipler?' derseniz bir elin parmaklarını geçmez derim. Bence, Yeni insanlara şans verilmeli."
Tetik, bir yazar olmasının dışında aynı zamanda bir oyuncu. Bakın sahneye çıkışının hikayesini nasıl anlatıyor; "Dramaturgluk yaptım bir süre. 3 yıldır İzmir Devlet Tiyatrosu'nda oynanan Dona Agata'nın Kaçırılışı adlı oyunu yeniden ele alarak sahnelenmesi için çalıştım. O çalışmalar sırasında beni de oyuna dahil ettiler ve ben de sahneye çıkmaya başladım. Daha önce de 2 yıl sahnelenen geçen yıl sona eren Üçkağıtçı adlı bir oyunda 5 ayrı rolde oynadım. Ara ara sahneye olmayı seviyorum. Bence oyun yazıyorsanız sahneden kopmamanız lazım. Sahne, gerçekten mistik bir mabet! Üniversitedeyken boş salona girmemize izin verirlerdi. O boş sahneye bakarak çok şey yazdığımı anımsıyorum. Bu eşi benzeri olmayan bir duygu..."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Necmettin Tetik kimdir?

 

 

 

 

 

 

 

1976 İzmir doğumlu. Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Tiyatro / Dramatik Yazarlık bölümü mezunu. Halen doktora yapıyor. İngilizce ve İtalyanca biliyor. TRT radyo ve televizyonunun birçok radyo ve televizyon programında imzası var. Belgeseller çekti. 4 Bölümlük "Düş Sarayları" ve Mitolojiyi konu alan "Tanrıların Hikayeleri / Zeus Ve Diğerleri"  eserleri arasında. Bilişim Rüzgarı programıyla üst üste 3 yıl TBD (Türkiye Bilişim Derneği) ödüllerini aldı. "Pabucu Yarım" adlı çocuk programıyla EBU En İyi Uluslararası Çocuk Programı" ödülü. (European Broadcasting Union) Suat Taşer Ulusal Oyun Yarışması Ödülleri'ni alan "Bin Yılın Son Mezatı" ve "Kış Güneşi" adlı oyunları birincilik aldı ve sahnelendi... Halen TRT'de çalışırken TRT Radyovizyon Dergisi'nde köşe yazarlığı yapmakta.

 

 

 

 

 

 

 

 

Mikrofondaki Hayalet'e can
veren sanatçılardan bazıları…

 

 

 

 

 

 

 

 

Yayın saati: Cuma - 00.00
Yazan: Necmettin Tetik
Yöneten: Aziz Acar
Efektör: Ufuk Tangel
Mikrofondaki Hayalet: Haldun Ergüvenç
Rol alan Bazı Sanatçılar:
Nilgün Kasapbaşoğlu, Erhan Abu, Rüçhan Çalışkur, Ali Rıza Kubilay, Selçuk Kıpçak, Buket Kubilay, Talat Turhan Türkeli, Oya Prosçeler, Füsun Kokucu, Atilla Şendil, Canan Sana, Dündar Müftüoğlu, Bora Sivri, Orhan Hızlı, Yeliz Gerçek, Özden Ayyıldız…


Yorumlar - Yorum Yaz
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche