• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

Beklentiler

Beklentiler

Gökmen Küçüktaşdemir
 
Sonbaharı seviyorum… Kalabalıklaşan sokakları, insanı bezdiren sıcak havaların yerine kente konuk olan ılıman iklimi, dökülen yaprakları ve onlar arasında yürümeyi… Geçenlerde tam da böyle bir günü yaşarken bir arkadaşımla buluştuk bir kır kahvesinde. Zaman yetersizliğinden dolayı kısa süren sohbetimiz sırasında bana kendisine iş hayatında ayrıcalık sağlayacağını düşündüğü bir gruptan bahsetti. Bu gruba üye olan bazı kişilerden bir yemek daveti almış ve daha onların ne söyleyeceğini bilmeden “Ne isterlerse yaparım” diyordu. Tek isteği vardı dostumun, içinde devlet adamlarının, futbolcuların, sanatçıların, CEO’ların, şirket sahiplerinin, önemli konumlardaki insanların yer aldığı bu gruba girerek evladına iyi bir eğitim şansı yaratmak.
 

***


Sonra düşünmeye başladım, siyasi parti teşkilatlarında çalışan, çeşitli örgütlerin ya da cemaatlerin içinde yer alan insanları… Herkesin birilerinden bir beklentisi var aslında… Beklenti kimi zaman dua almak bile olsa, biliyorum ki onların içinde de daha çok para kazanmak için dua isteyenler bile var.


***


Yeniden başlamak’ isimli bir filmde, her türlü pis işe bulaşan bir karakter şöyle diyordu: “Bir kere çarka dahil oldun mu artık kendini kurtaramazsın.” Bu cümle gelince aklıma arkadaşıma, “Bu insanların sana ne vereceğini ve senden bunun karşılığında neler isteyebileceğini hiç düşündün mü?” diye sordum. “Fark etmez ne isterlerse veririm. Hem ne isteyebilir ki en fazla?” dedi. Bunu bir çırpıda nasıl söyledi merak ediyorum.


***


Çok zeki ve akıllı bir çocuğu var. Üstelik, konuşma, taklit ve empati yeteneği çok gelişmiş bir çocuk. Eminim büyüdüğünde çok iyi yerlere gelecek, Ama demek ki ebeveynlik dürtüsü ile bazen böyle ilginç kararlar alınabiliyor. Acaba ufaklık, aklı tamamen erdiğinde kendisi için yapılan bu fedakarlığa ne diyecek. Açıkçası ben istemezdim ailemin benim için böyle bir şey yapmasını… Konuşmamız sırasında sevgili dostuma Halil Cibran’ın çocuklar ve aileleri için yazdığı şu sözleri sarf etmeyi çok istedim ama başaramadım;
“Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil. Onlar kendi yolunu izleyen ‘Hayat’ın oğulları ve kızları. Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil. Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır. Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır, siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları kendiniz gibi olmaya zorlamayın. Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur. Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar. Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar. Okçunun önünde kıvançla eğilin çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.”
 
***


“Çocuğum için her şeyi yaparım” diyen karşımdaki anneyi anlamaya çalışırken bir yandan da insanlara bu kararı aldıran eğitim sistemimizi düşündüm… Özel okullar ile devlet okulları arasındaki farkı…  Sonra bu yaşa gelene kadar kaç farklı hükümetle birlikte gelen kaç çeşit sistemin öğrencilere dayatıldığını… Yeni sistemlerin aslında sadece uzalan, kısalan ya da artan yeni sınavlar olduğunu... Öğrencilik yıllarımda çektiğim zorlukları… Pratikten ve sorgulayan bilgiden çok, ezbere yöneltilen yapıyı… Tabii bir de devlet okullarının dil öğretmedeki yetersizliği ile kalabalık sınıflardaki öğrenme zorluğunu… Hepsi üst üste eklendiğinde önemli bir sorunla karşı karşıya kaldığımız açıkça ortada.
Bir kere gömleğimizi yanlış yerden iliklemeye başladığımızda tüm düğmeler yanlış iliklenir. Bence eğitim sistemi de aslında bu ilk düğmedir…
Bu arada yeni başlayan 2010-2011 eğitim öğretim yılını tamamlama uğraşı içindeki olan öğrencilere başarılar dilerim. Çalışın çocuklar, hem de çok çalışın…
 
 

  



Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche