• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

Zoru başarmak


Zoru başarmak

Zor ya da imkansız gibi düşündüğümüz işler, biz denemediğimiz ya da yeteri kadar isteyip üzerinde durmadığımız için öyle gözükür. Dünyanın önemli turizm merkezleri haline gelen Paris, Barselona, Londra gibi kentler; tanıtımlarını sinemayı kullanarak yaparken, belki bu nedenledir İzmir'in anlatıldığı bir film için bugüne kadar kimsenin harekete geçmemesi.

Oysa hepimiz biliriz bu kentin zenginliklerini, içinde barındırdığı öykülerin değerliliğini.

Anlatmaya başladığınız zaman bitmeyen bu hikayelerden biri geçtiğimiz günlerde özgürlüğüne kavuştu. Kentten kente, ülkeden ülkeye gezecek bir beyaz perde ürünü sayesinde. İçinde barındırdığı güzel duygular insandan insana geçecek.

***

Genellikle başaranlar ısrarla hayallerinin peşinden gidenlerdir ya, İzmirli yönetmen Osman Dikiciler, bahsettiğimiz hikayenin sahibi.

O önündeki tüm zorlukları aşıp filmini tamamladı. İzmir'de 7, Türkiye genelinde de çok sayıda salonda gösterime giren 'Bir Gevrek, Bir Boyoz İki de Kumru' için Osman Dikiciler umutlu.

İzmir'i tanıtan ve anlatan bu ilk filmin İzmir'deki özel gösterimi Karaca Otel'de yapıldı.

Yarın senaryosunu da kendisinin yazdığı, içinde bol bol İzmir'i anlattığı ve de gösterdiği film, İtalya'nın başkenti Roma'da bir festivalde gösterilecek. Ardından da Çin'de... Belki daha sonra başka bir ülkede...

Filmin 4 ayrı öyküyü barındırdığını ve başrolünün Saat Kulesi olduğunu ifade eden Dikiciler, "Bu bir aşk ve şehir filmi" diyor.

Bu filme destek vermeyenler umarım bir sonrakine şans verirler. Elbette, İzmir için...

Soluğun kesilir gibi hissedersen bir gün, bil ki hayallerinden uzaklaşıyorsun demektir. Yeni bir pencere aç ki hayatında, neden yaşadığını fark et...



Alkışlar yüzünden
sahnede kaldılar

Dünyanın sayılı müzik toplulukları arasında yer alan 171 yıllık New York Filarmoni Orkestrası, 2013 Bahar Turnesi'ne perşembe günü İzmir'den başladı. Uluslararası İzmir Festivali'nin aynı zamanda açılış konserini verecek olan orkestrayı dinlemek isteyenler, konseri iple çekmişti. Konsere birkaç hafta varken az sayıda bilet kaldığını ve onlarında fiyatının 350 liraya olduğunu öğrenmiştim. Bu da çok sayıda insan konseri izleyemeyecek anlamına geliyordu. Ama bina dışına kurulan dev ekran sayesinde bu sorun çözülmüştü. Konserden kısa bir süre önce salonun tamamı dolarken, dev ekranın önünde de boş yer kalmamıştı. Festival yetkilileri o gece oynanacak Benfica-Fenerbahçe maçını da düşünmüş, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'ndeki televizyonlarda da kokteyl boyunca maçın gösterilmesini sağlamıştı.

Buraya kadar her şey olması gerektiği gibiydi. Konser de beklediğim gibi harikaydı. İki bölümden oluşan konserin ilk bölümünde müzik direktörü ve şefi Alan Gilbert yönetiminde Emmanuel Ax görev yaptı. Solist Ax, Mozart'ın 25. Piyano Konçertosu'nu çaldı. Sihirli bir çift ele sahipmiş gibi hissettirdi, bastığı notaların ahengi.
Konserin ikinci bölümünde Bruckner'in 3. Senfonisi'ni yorumlayan orkestra, İzmirli sanatseverler tarafından ayakta alkışlandı. Müziğin coşkusu her yanı sardı. Havada uçuşan notalar sayesinde kendimi bir ormanın içinde koşar gibi hissettim. Orkestra, susmayan alkışlar nedeniyle dakikalarca sahnede kaldı.
Salondan çıkarken böyle bir festivale sahip olduğumuz için şanslı olduğumuzu düşündüm. Umarım bu şansı başka kentlerimiz de yakalar.


Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche