• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ktdgokmen
Site Menüsü
Site Haritası

İiginç Pazar

İlginç bir Pazar

gününün ardından

         Gökmen Küçüktaşdemir

 

Gün dışarıda “bahar geldi!” diye adeta bağırırken keyifli bir Pazar günü geçirmek için her şey hazır gibiydi. Hazırlanan sofra ve gülen yüzlere sahip aile fertleri ile geçirilen güzel bir zaman dilimi… Kurgulanan anların ardı ardına akması tatil günümün güzelliğine güzellik kattı. Hava kararmadan evden çıktım. Arabayla sahile indim. Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’ndan Çankaya’daki gazete binasına gidecektim. Tatil günümdü ama gazetede iki sevdiğim şey beni bekliyordu… Biri sevgilim, diğeri işim…

 

Gün batarken sahil bir başka güzeldir… Tutkunu olduğum deniz beni kendine bir başka çeker… Ben de gazeteye giderken bir yandan da bu güzelliğin tadını çıkarmanın peşindeydim. Beklentimin aksine trafik her nedense inanılmaz yoğundu. Sanırım yazlıklarına gidenler dönüşe geçmişlerdi. Yoğun trafik yüzünden istediğim gibi bir yolculuk yapamamamın yanında, içimde üstünü örtmeye çabaladığım, unutmaya çalıştığım bir dolu olay korno gürültüleri, fren sesleri, durkalklar arasında hortladı… Garip bir çaresizlik ve bıkkınlık hali çöktü yanımdaki koltuğa. Her ne kadar ona bakmak istemesem de o benden gözünü ayırmıyordu.

 

Dünyanın en gelişmiş ülkesi en büyük felaketlerden biriyle mücadele ediyordu benim arabada olduğum o dakikalar içinde… Japonya’daki 9 şiddetindeki depremde binlerce insan yaşamını yitirmişti ama her şey daha bitmemişti. Bu yetmiyormuş gibi ardında da bölgedeki nükleer reaktörün zarar görmemesinden sonra ortaya çıkan felaket senaryoları insanların içinde bulunduğu çaresizliği anlatıyordu. Sakura mevsimine az bir zaman kala doğa, kendini hiçe sayanların karşısına yeni bir gösteri ile çıkmıştı sanki. Dalgalar yerleşim yerlerini yutarken suların çekildiği yerlerde geriye yalnız Japonlara değil tüm dünyaya alınması gereken dersler kalıyordu.

 

Aynı gün meslektaşlarım, ağabeylerim, ablalarım Türkiye’deki basın özgürlüğü için Taksim’de yürüdü. Düşünce özgürlüğünün önemini vurgulayan sloganlar attılar. Haksız yere hapse atıldıklarına inandıkları arkadaşları, meslektaşları için seslerini yükseltiyor, adalet istiyorlardı. 

 

Aynı gün çöpten çıkan bebek cesetlerine bir yenisi daha eklendi İstanbul’da. İran’da ise reformculara karşı silahlanan çocukların görüntülerini geçiyordu ajanslar. Libya’daki iç savaş alabildiğine sürüyordu. Ve öğreniyordum ki Türkiye’de her gün 3 Glok marka tabanca satılıyormuş…

 

Aynı günün gecesinde İbrahim Tatlıses, bir suikastin kurbanı oldu ve ağır yaralandı. Sanırım bundan sonra bir daha sahneye çıkamayacak.

 

Aynı gün yaşanan daha çok şey var aslında ama bunca hüzün arasından ve haberlerin içinden geçerken gün bitti.

Sanırım ben de bittim.

Böyle günlerde uyumak ve bir daha hiç uyanmamak geçiyor insanın içinden.

Ancak biliyorum ki bir son varsa o zaten gelip istediğini, istediği yerde bulur. Bu arada önemli olan bizim bu geçen sürede ne yaptığımız, hayata nerden ve nasıl baktığımız…

     

Benden…

 

En büyük ve en kayda değer öğüt insanın yaşadıklarından sonra kendi kendine tekrarladıklarıdır.

 

   
Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Ne güzeldir,sessizlikte birlikte olmak
Daha da güzeldir, gülmek birlikte
Cennetin ipekten şalı altında
Yosunlara ve kayın ağaçlarına yaslanarak,
Kahkahamız kadar yüksek sesli olduğunu dosluğumuzun
Gösteriyor dişlerimizin beyazlığı.
F. Nietzche